Gizemli Graffiti Sanatçısı Banksy...

Gönderen Emre Kara on 03:24






Grafiti sanatıyla ilgilenmeyenler Banksy'yi tanımıyor olabilirler, ama grafitiyle içli dışlı olanların da bu gizemli sanatçı hakkında neredeyse hiç fikirleri yok.

Yaptığı muhalif tarzdaki duvar resimleriyle ünlenen ve eserlerinde Banksy imzasını kullanan bu adam kimliğini açıklamamakta kararlı görünüyor. Sanat dünyasının ve koleksiyoncuların peşinden koştuğu Banksy, ünlü olmama konusundaki ısrarına rağmen milyon dolarların sahibi oldu bile. Böyle birini merak etmemek mümkün mü? Gelin bu "gerilla sanatçıyı" birlikte tanıyalım.

Banksy, yaklaşık 12 senedir, başta İngiltere olmak üzere dünyanın dört bir tarafına eserler bırakıyor. Çarpıcı ve protest bir tarzı olduğu için ünü kısa sürede yayıldı. Fakat gerçek adını gizli hep gizli tuttu. Bu nedenle daha da fazla dikkatleri üzerine topladı. İngiliz basınında bu konuda çok yer işgal etti. Herkes onun kimliğini bulmaya çalışırken, iki sene önce Mail on Sunday gazetesi Banksy'i "yakaladıklarını" açıkladı.

Sanatçının yıllar önce Jamaika'da çekilmiş bir fotoğrafından yola çıkan İngiliz gazetesi Mail on Sunday, Banksy'nin asıl adını Robin Gunningham olarak duyurdu. Elbette bu bir iddia, ancak ortaya çıkartılan bilgiler az da olsa merakları gideriyor.

 
1974 yılında İngiltere'nin tarihi liman şehri ve 90'lı yıllarda triphop müzik ekolünün başlatıcısı Bristol'de doğan Banksy küçük yaşlarda kasaplık eğitimi aldı. Ancak çevresindeki birçok insan gibi sıradan işlerde çalışıp bir ayyaş olarak ölmek seçeneğine karşı sokak sanatçısı olmayı seçti. 14 yaşında (1998) kendi ülkesinde sıradan çalışmalar yaparak başladığı bu işte kendini kısa sürede yetiştirerek artık bir imzaya dönüşmüş olan Banksy adını aldı.
Estetik beğeniye hitap eden ve aynı zamanda protesto yönü ağır basan özgün bir tarz yaratan Banksy böylece şöhretini İngiltere sınırları dışına çıkartmayı başardı. Gezgin bir sanatçıya dönüşen Banksy, Londra'nın yanı sıra Avrupa ve Amerika'nın metropollerinde parmak izlerini bıraktı. Bunun dışında İsrail'in, Batı Şeria'da Filistinlileri izole etmek için inşa ettiği duvara çizdiği resimler de oldukça yankı uyandırdı.

Bu "gerilla sanatçı", eserlerinde savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgınlığını eleştiren politik mesajlar veriyor.

Şablon üzerinden yapılan desen çizimi olarak tanımlanan stencil grafitiyi icra eden Banksy'nin tarzı klasik grafiticilerinkinden ayrılıyor.

Grafiti geleneği içinde var olagelmiş, karikatürize tiplemeler üzerinden biçimlenen mizah anlayışına yapıtlarında yer vermiyor. Onun mizah anlayışı düşünsel olarak nitelendiriliyor. İronik protestolara ve kara mizah öğelerinin kullanımına ağırlık veriyor. Çalışmalarında düş gücü ve ince zekanın birlikteliği gözlemleniyor.

Sanatın müzelerden sokağa inmesi gerektiğini savunuyor.

http://wallpoper.com/images/00/35/88/63/graffiti-banksy_00358863.jpg

Resmi makamlarca kısa sürede son verilen olaylı underground sergileri dışında Banksy'nin eserlerini dünyanın en saygın müzelerinde de görmek mümkün; fakat korsan olarak. Londra'daki Tate Modern, Paris'teki Louvre, New York'taki Metropolitan Museum of Arts gibi dünyanın en önemli sanat merkezlerine yapıtlarını bırakıp yetkililere telefon ederek haber vermek ilk akla gelen korsan etkinliklerinden biri.

Burada amaç dikkat çekmek ya da şov yapmanın ötesinde, sanat eserlerinin karanlık müze salonlarında birer yüce nesne konumuna yükseltilmesine yönelik tepkiyi dile getirmek.
Banksy'ye göre 'galeriler bir avuç milyonerin koleksiyon fiyatlarını yükselmesinin aracı' konumuna gelmiştir ve bu yüzden sanat eyleminin başlıca hedefi konumundadırlar.
Nike gibi birçok büyük şirketin birlikte çalışma tekliflerini reddetti.
Ünü o kadar yayıldı ki, pek çok koleksiyoner onun çizimlerini satın alabilmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor ve yüzbinlerce doları da gözden çıkarıyor.

Londra'nın Porto Bello yolunda resim çizdiği duvar, e-bay sitesinde açık artırmaya çıktı ve 280 bin Sterlin'e alıcı buldu.

Müşterileri arasında Angelina Jolie ve Christina Aguilera gibi ünlü Hollywood yıldızları bulunuyor.

Kendi deyimiyle 'sokaklarda bombardıman' yapmaya çalışan Banksy'nin ünlü olmak gibi bir derdi yok. Her ne kadar çoktan ünlü olsa da. Bu yüzden de gerçek kimliğini gizli tutuyor. Bunu da şu ilginç cümlelerle açıklıyor: "Sanırım, önünüzde çirkin suratlarını göstermek için can atan yeterince kendini beğenmiş salak var. Gidip ufak çocuklara büyüdüklerinde ne olmak istediklerini sorun, alacağınız yanıt şudur: 'Ünlü olmak istiyorum.' Sorduğunuzda, sebebini ya bilmezler ya da önemsemezler. Ben sadece iyi görünen resimler yapmaya çalışıyorum, kendim iyi görünmeye çalışmıyorum."

Medyanın karşısına yüzünde bir kar maskesiyle çıkıyor.

Politikanın içerik ve isyancı özden yoksun biçimlerde yer aldığı günümüzün sanat yapıtlarına karşın Banksy, protestolarını gündelik hayatın aktığı sokaklarda, deyim yerindeyse insanların gözlerinin içine sokarak sergiliyor. Sanat aracılığıyyla gerçekleştirdiği açık protestolarını sloganlarıyla birleştirmekten çekinmiyor. Bu nedenle "sanat" ve "sanatçı" terimleri yerine ayaklanmacı dile ait "vandal" ve "vandalizm" terimlerini kullanıyor.
Grafiti çalışmaları dışında; savaş karşıtı gruplar, Greenpeace ve reklam karşıtı Avdet gibi muhalif gruplara afiş de hazırlıyor. Yayınladığı manifestolardaki tutumunu lafta bırakmıyor. Hayvanlarla deney yapan kuruluşların duvarlarına ya da tepesinde güvenlik kamerası kurulmuş binaların duvarlarına muhalif çalışmalar yapıyor.

Bu prostesto çalışmalarından en önemlisi ise İsrail hükümetinin Filistin sınırına inşa ettiği ve BM tarafından hukuk dışı ilan edilen güvenlik duvarına yaptığı işler. Banksy, kendi ifadesi ile, "Filistin'i bir açık hava hapishanesine çeviren utanç duvarına" Tatil Enstantaneleri adını verdiği 9 çalışma yaptı.Bunlar arasında başını duvarın karşı tarafına çıkarmış bir at, yine duvarın öte yanına geçmeyi sağlayan merdivene çıkan çocuk gibi resimler var. Filistin'deki bu duvar üzerindeki en yetkin çalışması ise iki çocuğun duvara açtıkları düş gediğinin resmidir.

Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde yapılan "Exit Through The Gift Shop" filmi bu sanat fenomenini anlatıyor. Banksy filmin gösterimine gelmedi. Ancak bu konuyla ilgili yazdığı mektup bir Sundance yetkilisi tarafından yüksek sesle okundu. Mektupta şunlar yazıyordu:
"Bayanlar, baylar ve yayıncılar... Sanatın saf heyecanı ve ekspresif gücünü aktaran bir film yapmaya çalışmak zordur. Bu yüzden hiç zahmete girmedik. Bu basitçe gündelik süren hayatın hikayesi, sersem vandalizmdir. İzlemek üzere olduğunuz şey gerçektir, özellikle de yalan söylediğimiz kısımları..."
Kaynak: http://www.on5yirmi5.com

0 yorum:

Yorum Gönder